Anasayfa / Fotoğraf / Bir Fotoğrafa Bakarken
Bir Fotoğrafa Bakarken

Bir Fotoğrafa Bakarken

Fotoğraf © Serdar Yağcı

“Neden bir fotoğrafı beğeniriz veya beğenmeyiz?”,  “Fotoğraf değerlendirme aşamaları nelerdir?”,  “Fotoğrafa bakarken neler düşünürüz?” gibi sorulara yanıt aramaya çalışacağım.

Bir fotoğrafa bakarken yapacağımız değerlendirmeler öznelden nesnele doğru sıralanır. Eğer öznel değerlendirmelerimiz esnasında bir takılma yaşamazsak yani bizi fotoğrafla ilgili bir yorum yapmaya iten olumlu ya da olumsuz bize özel bir fikir oluşmazsa, nesnel değerlendirme aşamalarına geçeriz.

Önyargı, öncelikli öznel değerlendirmedir. Önyargılarımız sadece fotoğrafa bakarken değil tüm davranışlarımızı belirlerken etkin bir rol oynar. Örneğin: “O fotoğrafçıyı tanırım, tüm fotoğrafları çok güzeldir. Nitekim bu fotoğrafını da çok beğendim.” veya bunun tam tersi tarzındaki fikirler fotoğrafı öznel önyargılarımızla değerlendirdiğimizin bir göstergesidir.

Değerlerimiz ve sahip olduğumuz ideoloji de değerlendirmelerimizde önemli bir etkendir. Başarılı bir çalışma ve haklı bir eleştiri olsa da bizim inancımızı aşağıladığı düşüncesiyle bir fotoğrafı beğenmeyebiliriz veya tasvip etmediğimiz bir ideolojiyi yeren başarısız bir fotoğrafı beğenebiliriz.

Bir diğer unsur anılardır. Anılarımız bizi biz yapan, bizim için değerli olan geçmişimizdir. Bir karar verirken ilk önce geçmiş tecrübelerimize bakarız. Bir fotoğrafa bakarken de geçmişimizi tararız, benden bir şeyler var mı diye bakarız. Fotoğraftaki ev, anılarımızın geçtiği babaannemizin evini çağrıştırıyor olabilir. Marsilya’nın sokaklarını gösteren bir fotoğrafı, aslında çok etkileyici olmasa da, gençliğimizde bir kıza aşık olduğumuz ve  güzel hatıralarımızın olduğu şehri ve elele dolaştığımız sokakları anımsattığı için beğenebiliriz.

Kültürümüz, geleneklerimiz de bizim olaylara karşı bakış açımızı belirleyen önemli bir faktördür. Örneğin, bizim kültürümüzde küçükler büyüklerin ellerini öper. Bu davranış batı kültürlerinde yoktur. Bir fotoğraf düşünün, dede torununun elini öpüyor. Ortaya koyduğu çelişki ile bizim ilgimizi çeken bir çalışma olabilir. Fotoğrafa bakar neden diye sorarız, üzerinde düşünür, yorumlar yaparız. Fotoğraf üzerinde zaman harcarız. Bu da fotoğraftan etkilendiğimiz anlamına gelir. Aynı fotoğrafı bir Kanadalıya göstersek bu davranışa bir anlam veremeyecek ve anlamadığı için de fotoğraf üzerinde hiç zaman harcamadan geçecektir.

Bir fotoğraf öznel değerlendirme aşamalarının tümünü sağ salim geçebilirse, nesnel değerlendirmeye hak kazanmış demektir. Bir fotoğrafı güzel yapan nesnel unsurların neler olduğunu hepimiz biliyoruz. Işık, kompozisyon, kadraj, ilgi noktası vs. Her ne kadar öznel değerlendirmeler bir fotoğrafta öncelikli olsa da çoğu fotoğraf bu aşamaları geçer. Yani gerçekten ışığı, kompozisyonu, kadrajı, ilgi noktası ile başarılı bir çalışma toplumun çoğunluğu tarafından beğenilecektir. Ancak sadece bu özellikler onun bir başyapıt olması için yeterli olmaz. Bazı fotoğraflar vardır o denli çok kişi tarafından görülmüş ve beğenilmiştir ki o fotoğrafa her baktığımızda hayranlığımızı dile getirmekten kendimizi alıkoyamayız. Bu gibi fotoğraflarda herkes kendine özel bir şey hissettiği gibi fotoğrafın ışığı ve kompozisyonu da bu duyguyu destekler niteliktedir. Büyük sanatçıların bu tarzda fotoğraflarındaki ortak özellik aşk, yaşam, ölüm, vicdan, annelik gibi insanlık tarihinin başlangıcından beri tüm toplumlarda var olan evrensel değerler üzerine çalışılmış olmasıdır.

Peki bir fotoğrafçı kendi fotoğraflarını değerlendirirken neler yaşar? Fotoğrafı çeken kendisi olduğuna göre ve her fotoğrafıyla ilgili öznel bir bakış açısına sahipken, nesnel bir değerlendirme yapmasını nasıl bekleyebiliriz? Bazı fotoğraflarımı çekerken çok emek ve zaman harcamışımdır. Kendimi neredeyse kaf dağının arkasına geçip, zümrütü anka kuşunun sabah ışığında bir dala konması için bir yıl beklemiş gibi hissederim. Sonra fotoğrafı birisi görür, elinin tersiyle itiverir veya ben öyle algılarım. Nasıl olur derim, bu fotoğraf çok güzel olmalıydı… Çoğu zaman fotoğrafçılar kendi fotoğraflarını değerlendirirken, fotoğrafı çekerkenki duygularının esiri olurlar.

Kimi zaman sizin bile beğenmediğiniz bir fotoğrafınızı bir arkadaşınızın çok beğenmesi veya çok beğendiğiniz bir fotoğrafınızı da fikirlerine değer verdiğiniz bir arkadaşınız tarafından beğenilmemesinin ardında bu mekanizma yatar.

Fotoğraf bakma anı, bakanla fotoğraf arasındaki çok özel bir ilişkidir ve aslında her fotoğraf bizim kendimize yaptığımız bir yolculuktur.

Hakkında Serdar Yağcı

Başlamanın en iyi yolu, konuşmayı kesip, yapmaya koyulmaktır.

2 yorum

  1. Güzel yazılarınızı ve değerlendirmelerinizi ilgi ile takip ediyorum Serdar Bey. Tebrik ederim.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top