Anasayfa / Genel / Bu Yazıyı Milyonlarca Kişi Okudu
Bu Yazıyı Milyonlarca Kişi Okudu

Bu Yazıyı Milyonlarca Kişi Okudu

Rolf Dobelli “Hatasız Düşünme Sanatı” adlı kitabında evrimsel geçmişimizden bugüne kalan ancak artık bize dezavantaj sağlayan davranış kalıplarından örnekler veriyor. “Sosyal ispat” olarak adlandırdığı hatalı düşünme kalıbıyla ilgili olarak yazarın yazdıklarını kendi düşüncelerimle harmanlayarak paylaşmak istiyorum.

Sosyal ispat, bir şeyi kalabalık bir insan grubu yapıyorsa o şeyin doğru olduğunu düşünmemiz durumudur. Solomon Asch deneyinin, topluluk baskısının sağduyuyu nasıl çarpıttığını göstererek sosyal ispal kavramını anlatan ilginç ve başarılı bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Deneyin ilk aşamasında bir deneğe farklı boyda çizgiler gösterilir ve hangi çizginin en kısa olduğu sorulur. Deneye katılan herkes beklendiği gibi doğru seçimi yapar. Deneyin ikinci aşamasında bir deneğin yanı sıra yedi sahte denek yani oyuncu daha yer alır. Hangi çizginin kısa olduğu ilk önce oyunculara sorulur. Hepsi de bilerek yanlış çizgiyi gösterir. Bu deneye katılan deneklerin %30’u yanıt verme sırası kendisine geldiğinde bariz bir şekilde kısa olan çizgiyi seçmeyerek kendisinden öncekilerle aynı seçimi yapar.

Milyonlarca kişinin aptalca bir fikrin doğru olduğunu iddia etmesi o fikrin doğru olduğu anlamına gelmez. O halde neden bu hatalı davranışı sürekli yapıyoruz?

Yüz binlerce yıl önce, bir Afrika savanasında yaşayan bir primat grubunun üyesi olduğunuzu hayal edin. Arkadaşlarınız ansızın bir tehlike fark etmiş olacaklar ki bir yöne doğru hızla kaçmaya başladılar. Aşağıdaki davranışların hangisini yaparsınız?

  1. Hiç düşünmeden, grupla birlikte ben de kaçarım.
  2. Ayağa kalkar, etrafı gözler, gerçekten bir tehlike olup olmadığı konusunda emin olmaya çalışırım. Eğer varsa hangi yöne doğru, ne hızla kaçmam gerektiğini hesaplarım.

Kuşkusuz 1.’yi seçersiniz çünkü siz 1.’yi seçenlerin torunlarısınız. 2.’yi seçenler ne mi oldu? Hepsi öldü ve genlerini gelecek nesillere aktaramadılar.

Avcı toplayıcı atalarımız için hayat kurtarıcı iken bugün bir dezavantaja dönüşmüş olan bu davranış kalıbı evrimsel bir mirastır. Bugünün dünyasında doğru kararlar verebilmek için durup düşünmek, araştırmak, şüphe duymak, sorgulamak gerekir.

Medya ve pazarlama sektörü bu gibi hatalı davranış kalıplarını çok iyi bilir ve kullanmaktan çekinmez. Reklamlarda sık sık şuna benzer cümlelerle karşılaşırız. “Milyonların seçtiği bu ürünü siz de kullanınız!” Komedi dizilerinde gülmemiz istenen anda arka planda kalabalık bir insan topluluğunun gülme efektinin yerleştirilmesinde de aynı mantık yatar. Borsada bir kâğıdın aslında hiçbir mantıklı gerekçe yokken değerlenmesi sonucu oluşan balondan, moda adı altında hayatta giymem dediğiniz aksesuarları takıp takıştırmamızdan da herkesin yaptığını yapma takıntımız sorumludur. Kısacası hayatımızdaki her alanda hiç düşünmeden çoğunluğun kararlarına katıldığımızda sanki kadim bir görevi yerine getirmişçesine kendimizi huzurlu hissederiz.

Benim teşhisim, bu ve bunun gibi hatalı davranış kalıplarımızın yanı sıra psikolojiden sağlığa her alanda karşılaştığımız sorunların neredeyse tümünün temelinde son 10.000 yılda yaşadığımız inanılmaz değişimin evrimden çok daha hızlı geçekleşmiş olması yatmaktadır.

Artık bir avcı toplayıcı değiliz. Ya milyonlarca kişinin kabul ettiği aptalca fikirlerin arkasından gidip başarısız olacağız ya da yeniçağa adapte olacağız.

Hakkında Serdar Yağcı

Başlamanın en iyi yolu, konuşmayı kesip, yapmaya koyulmaktır.

5 yorum

  1. Hem örneklerde hem deneyde gözden kaçan evrimsel temellerin altı çizilmiş. Yeniçağa adaptasyon geliştirenler doğal seleksiyonun yeni gözdeleri olacak olabilir. Ne de olsa evrim sürüyor.

  2. Stanley Milgram deneyi de ilginçtir bu anlamda. Tavsiye ederim bir bakmanızı.

  3. Müthiş bir yazı, çok beğendim. Türkiye’nin şu anki durumunu da çok iyi açıklıyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top