Anasayfa / Bilişim / Bir Mobil Sağlık Uygulamasında İletişimin Önemi
Bir Mobil Sağlık Uygulamasında İletişimin Önemi

Bir Mobil Sağlık Uygulamasında İletişimin Önemi

iDoktor sağlık şikayetlerinden yola çıkarak belirti taraması yapan bir mobil sağlık uygulamasıdır. Uygulama belirti taramasının sonunda kullanıcıyı sağlık durumu hakkında bilgilendirir ve/veya ilgili uzman doktora yönlendirir.

Sağlık şikayetleri bir hastalığın ilk belirtileri olabilir. Bu durumda doğru uzmana başvurmak önemlidir. Ülkemizde sağlık şikayetleri belirdiğinde izlenen yol genellikle şunlardan biridir.

  1. Aile hekimine gitmek.
  2. Çevresindeki komşu ve dostlarına danışmak. Onların önerdiği veya onların daha önceden gittiği bir uzman doktora başvurmak.

iDoktor’un amacı ilk başvurularda doğru uzmana başvurma oranını artırmaktır. Doğru uzmana başvurmak sadece zaman ve para kazandırmaz aynı zamanda muhtemel bir hastalığın erken teşhisini sağlar. Başka bir deyişle hayatımızı kurtarabilir.

Çoğumuzun doğru bildiğini zannettiği yanlış şudur: Her doktor temel tıp eğitimi aldığı için aslında aynı zamanda bir aile hekimidir va hastaya bir aile hekiminin gözünden bakabilir. Bu doğru değildir çünkü bir doktor uzmanlaştıkça bakış açısı derinleşirken daralır. (bknz. Uzman Körlüğü) Bir beyin cerrahı ve bir romatolog aynı hastaya bakar fakat farklı şeyler görebilirler. Uzman doktorlar ise bu gerçeği çoğu zaman kabul etmezler çünkü okyanusu görmek için okyanusun dışında olmak gerekir. Gönül ister ki herkes bir uzmana başvurmadan önce bir aile hekimine başvurmak zorunda olsun. Ancak pratikte günümüzde bu mümkün olamamıştır. iDoktor’un iddiası, oluşan bu açığı gelişen bilişim teknolojilerini kullanarak ucuz maliyetle çözülebileceğini göstermektir.

iDoktor üç ana bilim dalı üzerinde oturmaktadır.

  1. Tıp
  2. Bilgi teknolojileri
  3. İletişim

Bu ayaklardan herhangi birisi aksarsa sistem işlemez. iDoktor’u bundan iki yıl önce tasarlamaya başladık. Bir bilgi teknolojileri uzmanı olarak geçen süre boyunca sadece tıp konusunda bir çok bilgiye sahip olmakla kalmadım, aynı zamanda iletişim konusunda da yeni şeyler keşfettim. Bu yazı serimin, bizden sonra iDoktor gibi bir uygulamayı geliştirmek isteyenleri, onları bekleyen zorluklar konusunda aydınlatacağına inanıyorum.

Problemin basit tanımını yapmakla başlayalım. Bir kişiye, onu görmeden, ona dokunmadan, onun sesini duymadan sorular soruyorsunuz. Aldığınız yanıtlara göre kişinin sağlık durumu hakkında olabildiğince gerçeğe yakın, anlamlı bir sonuca varmayı bekliyorsunuz. Ancak kısıtlarınız şunlar:

  1. Mümkün olan en az sayıda soru soracaksınız.
  2. Sorduğunuz sorulara verilen yanıtlar doğru olmayabilir.

İkinci maddeyi okuyan mühendisler bu uygulamayı yapmaktan vazgeçecektir. Anlamlı bir sonuca varmayı beklemek amacını duyan doktorlar ise zaten başta salonu terketmişlerdi. Geriye iletişimciler kaldığına göre onlarla sohbetimize devam edelim.

Bir doktor hastasına bakıp da önündeki dosyaya “göz kapaklarında şişlik tesbit ettim.” yazarsa bunun gerçekliğini tartışamayız. Ancak bu tesbiti doktor değil de hasta kendi kendine yapar ve “benim göz kapaklarım şişmiş durumda” der ise ifadenin doğruluğu tartışılabilir. Ben buna iletişimdeki belirsizlik diyorum ve her soru bir belirsizlik faktörüne sahiptir. Örneğin “cinsiyetiniz nedir?” sorusu güçlü bir sorudur çünkü bu soruya verilecek yanıt neredeyse sıfır belirsizlik içerirken “Halsiz misiniz?” sorusuna verilecek yanıt yüksek bir belirsizlik taşır. Sorulara yanıt veren kişinin karakteri, algı düzeyi, geçmişte yaşadıkları belirsizliği etkileyen faktörler arasındadır. Örneğin: Bardağın boş tarafından bakan bir kişi uygulamada “Ataklar halinde gelen baş dönmesi, bulantı ve işitme kaybı dönemleri” belirtisini kendisinde bulantı ve işitme kaybı olmasa da “Evet, bu durum bende var” diyerek işaretleyebilmektedir.

Algı düzeyi ise eğitimle ilgilidir. Sağlık okur yazarlığı olmayan, eğitim seviyesi düşük ve/veya kelime dağarcığı dar kimseler birkaç kelimeden daha uzun ifadeleri anlamakta zorlanmaktadır. Bir FMF hastası üzerinde yaptığımız testte hastanın “Ataklar halinde oluşan (ani başlayan, kısa süren ve tekrarlayan)  karın, göğüs ve eklemlerde ağrılar ile ateşin 37 derecenin üzerine çıkması” belirtisini işaretlemediğini fark ettim. Nedenini sormak için belirtiyi sözlü olarak tekrarladığımda söylediğim şeyin tam olarak kendi durumuna karşılık geldiğini ancak her nasılsa okuduğunda anlayamadığını söyledi. Maalesef, kitap okumaktan uzak, televizyonların mahkumu olmuş bireylerin okuduğunu anlama yetenekleri de yok olmaktadır. Beynimizin, gördüğünü, okuduğunu, duyduğunu anlamlandırmasına yarayan kısımları farklıdır ve bunlar geliştirilebilir. Hitap ettiğiniz kişinin algı sınırları sizin de sınırlarınızdır. Hz. Mevlana’nın da dediği gibi “Siz ne söylerseniz söyleyin. Söyledikleriniz karşınızdakinin anladığı kadardır.”

Tecrübelerimiz de bizim algı sınırlarımızı belirler. Geçmişte böbrek taşı düşürmüş bir kişiye sırtın ağrıyor mu diye sorduğunuzda gerçekte sırtı ağrısa da “hayır” yanıtı alabilirsiniz. Çünkü o kişiye göre böbrek taşının verdiği ağrıdan sonraki tüm ağrılar sinek vızıltısı gibi gelirken kendisini çok dinleyen ve bir sineğin ensesinde dolaşması sonucu oluşan hava akımından dolayı boynunun tutulduğunu düşünen bireyler için ise sadece sırtı değil neredeyse tüm vücudu ağrımaktadır.

Gerçek hayat bir çok belirsizliklerle doludur. Oysa bilgisayar yazılımları en temelde iki karara göre hareket eder. Var ya da yok. Buna rağmen bazı yazılım teknolojileri ile gerçek hayatın sorunlarını doğruya yakın bir şekilde çözebilmek için bilgisayarı bir simülasyon aracı olarak kullanabiliriz. iDoktor uygulaması aslında bir doktor simülasyonudur ve kararlarını verirken tıpkı gerçek hayattaki gibi kesin sonuçlara varmayı umut etmez. Bir doktor da hiçbir zaman koyduğu teşhisin %100 doğru olduğunu iddia edemez. iDoktor da gerçek bir doktor gibi eldeki verilerle en yüksek ihtimali bulmaya çalışır. Dolayısıyla bir belirti taraması uygulayarak anlamlı bir sonuca ulaşmak sadece yazılımı geliştirenlere değil aynı zamanda kullananlara da bağlıdır. Tıpkı gerçek bir doktor muayenesinde olduğu gibi. (bknz. Başarılı Bir Doktor Muayenesi İçin)

iDoktor’u iPhone’unuza indirerek denemek için buraya tıklayınız.

Hakkında Serdar Yağcı

Başlamanın en iyi yolu, konuşmayı kesip, yapmaya koyulmaktır.

2 yorum

  1. Seray Öney Doğanyiğit

    Sağlığın geliştirilmesine ve teşvik edilmesine destek olan, hastalık veye rahatsızlık sürecini en aza indirgemeyi sağlayan her uygulama, sağlık iletişiminin de konusudur. Bu tür uygulamalarda önemli olan teknolojinin kullanıcı tarafından rahat kullanılabilmesi ve hastanın sağlık bilgisi ve öz yeterlilğini geliştirerek hastayı güçlendiren uygulamalar olmasıdır. Umarım hastanın kendini izleyerek belirtilerini işaretleyebildiği, doğru zamanda tanı koyup, doğru birime yönlendirerek, hastanın belki de rahatsızlığı acil durum gerektiren sürece bu uygulama ile destek olabilirsiniz…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Scroll To Top