Anasayfa / Sağlık / İnternette Hastalık Belirtilerinizi Araştırmadan Önce Bilmeniz Gerekenler
İnternette Hastalık Belirtilerinizi Araştırmadan Önce Bilmeniz Gerekenler

İnternette Hastalık Belirtilerinizi Araştırmadan Önce Bilmeniz Gerekenler

Bir uzmana başvurmadan önce sağlık şikayetlerinizle ilgili internette araştırma yapmayı planlıyorsanız şu konuları bilmenizde fayda vardır:

  1. Bir hastalığın birçok belirtisi olduğu gibi, bir belirti birçok hastalıkta ve farklı şekillerde yer alabilir. Dolayısıyla sadece bir belirtiden yola çıkarak sağlık durumunuzla ilgili bir sonuca varmanız pek mümkün değildir. Kaldı ki; sağlık durumunuzla ilgili bir fikir sahibi olabilmek için ortaya çıkan belirtilerin yanı sıra yaş, cinsiyet, çalışma şartları, mevcut kronik hastalıklar gibi birçok risk faktörü de gözden geçirilir. Tüm bu etkenler bu süreci sizin için çok bilinmeyenli, içinden çıkılamaz karmaşık bir denklem haline getirir. En rasyonel çözüm, bir an önce bu denklemi sizin için çözecek bir uzmana danışmaktır.
  2. İnternette karşılaştığınız her bilgi doğru olmayabilir. Uzmanı olmadığınız konulardaki bir bilginin doğruluğunu teyit etmenin en kolay yolu ise o konunun uzmanına danışmaktır.
  3. Farz edelim ki çok araştırdınız ve bahsedilen denklemi çözdüğünüze inanıyorsunuz. Kesinlikle doğru kaynaklardan bilgi topladığınıza da eminsiniz. Ancak yaşadığınız bu araştırma sürecinin sonu bir tedaviyle noktalanmadıktan sonra çabalarınızın hiçbir anlamı yoktur. Tedavi için ise doğru bir teşhise ve bunun için de her halukarda bir uzmana başvurmaya ihtiyacınız vardır. O halde, uzmana danışmadan önce yaptığınız araştırmalar, süreci değiştirmeyeceği için somut bir faydası da yoktur.

Hastaların kendilerine başvurmadan önce bilgi edinmesi sağlık çalışanlarının sıkça şikayet ettiği konulardan biridir. Ancak internete ulaşabilen bir kişinin sağlık şikayetleriyle ilgili Google’da araştırma yapmasını engelleyemeyiz. Aynı şekilde, bir uzmanının kendi konusuyla ilgili bilgilerini internette paylaşmasını engellemek de anlamlı olmaz. Bugünün dünyasında insanların bilgi üretmesini ve bilgiye ulaşmasını engellemek yerine bilgiyi yorumlayabilmesini ve işine yarayacak doğru bilgiyi seçebilmesini sağlayacak bir eğitime sahip olmasını sağlamak gerekir.

Bu konuda ülkemiz için çözüm önerilerim şunlar olabilir:

  1. İlkokuldan üniversiteye kadar her kademede çocuklara ve gençlere sağlık eğitimi verilerek toplumda sağlık konularında farkındalığı artırmak.
  2. Sadece bilimi temel alan bir eğitim sistemini yerleştirerek çocuklarımıza bilimi sevdirmek.
  3. Toplumun bilim insanlarına ve dolayısıyla sağlık çalışanlarına olan güvenini artırmasını sağlayacak politikalar üretmek.

Sonuç olarak, tabii ki eğitimli bir birey de bir sağlık kurumuna başvurmadan önce internetten belirtileri hakkında araştırma yapabilir. Ancak, bu kişi sadece başı ağrıdığı için beyninde tümör olduğu sonucunu çıkararak bilimsel olmayan yöntemlere başvurmak yerine “bir an önce bir uzmana danışmalıyım.” sonucunu çıkaracaktır.

Hakkında Serdar Yağcı

Başlamanın en iyi yolu, konuşmayı kesip, yapmaya koyulmaktır.

7 yorum

  1. Fakat daha önce de idoktor’a bakın demişsiniz:)) Ne yapacağız şimdi?!:)
    Ancak katılıyorum tavsiyelerinize.

    • Önemli bir noktaya parmak bastınız. Sizin aracılığınzla konuya açıklık getirmek istiyorum.

      Her şeyden önce iDoktor’un birincil amacı insanları doğru uzmana yönlendirmek. Bu konu ülkemizde gerçekten sıkıntılı. Yanlış uzmana başvurmaktan dolayı teşhisin gecikmesi hatta hatalı teşhisle bile karşılaşma riski var ki bizzat benim başıma da geldi.

      Diğer bir nokta ise: yazımda 1. maddede bahsetmiş olduğum birden fazla belirti ve risk faktörlerini aynı anda karmaşık bir denklem içinde değerlendirme aksiyonunu ise zaten iDoktor yapmaya çalışıyor. iDoktor’un yaptığı bu değerlendirmeyi sağlık uzmanı olmayan birisinin sadece Google’da yazı araştırarak yapması çok zor.

      Sonuç olarak kendimizi hasta hissettiğimizde yapmamız gerekenleri bir algoritmada sırayla özetlersek:

      1. Eğer hali hazırda eskiden gelen (kronik) bir rahatsızlığımız ve/veya onunla ilgili olarak sürekli kullandığımız bir ilaç varsa mevcut hastalığımızla ilgili konuyu bilen, takibini yapan uzmama başvurmak.

      2. Eğer bir uzman tarafından sürekli takip altında değilsek aile hekimimize başvurarak onun yönlendirmesiyle ilgili uzmana başvurmak.

      3. Eğer aile hekimimize ulaşamıyorsak. iDoktor uygulaması ile hangi uzmana başvuracağımızı bularak ilgili uzmana başvurmak.

      iDoktor’un da önerdği sıralama budur.

  2. Medyada sağlıkla ilgili söylenenlerin yarısından fazlasının bilimsel dayanağı olmadığı hatta bir kısmının bilimsel verilerle zıt olduğu saptandı.
    British Medical Journal bilimsel bir dergi. Her aklına esen burada makale yazamaz. Bu dergide yayınlanan her makalenin ‘bilimsel’ nitelikleri karşılaması gerekiyor. Aşağıda paylaştığım makale bu şartları taşıyor ve medya doktorlarının saçmaladığını kanıtlıyor. Araştırmaya aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
    http://www.bmj.com/content/349/bmj.g7346
    Uzun lafın kısası Serdar’cığım, medyadan hastalık araştırma hakkında yazdıkların yine bilimsel olarak doğru.Medyanın eline düşen her şey çığırından çıkıp sünüyor ve sapıyor.

    • Özellikle şu pazarlamacı TV kanallarında “Mucize Bitkisel Karışım” adı altında satılan, ne olduğu belirsiz maddeleri pazarlayanlara dikkat etmek lazım. Toplumdaki eğitim düzeyi düştükçe bu gibi her derde deva şeylerin sayısı da artar…

  3. Çözüm önerilerinize bir madde daha eklemek istiyorum.

    Ülkemizdeki sağlık çalışanları özellikle doktorlara beşeri münasebetler ve empati konusunda eğitim verilmeli.
    Doktorluk zor bir meslek ve elbette fedakarlıklar gerektiriyor ancak bunlar bir bahane olamaz. Benimde başıma geldi. Malesef doktorlarımızda müthiş bir bilgi saklama durumu sözkonusu, bana göre tedavi süreci hasta ve doktorun ortaklaşa yürütmesi gereken bir süreç, bu süreçte hasta ve doktor aynı düşmana karşı omuz omuza savaşan iki sıkı dost olmalı, oysa benim karşılaştığım bir çok durumda ben doktorum sen hastasın, her şeyi ben bilirim al sana reçete buda ilaçlar şeklinde bir dialog oluyor. Dolayısıyla bir belirsizlik içindeki hasta kafasındaki soru işaretlerini gidermek için araştırmaya başlıyor.

    Sizinde belirttiğiniz gibi insanların araştırmasını engellemek gibi bir durum söz konusu olamaz. Ancak insanları bu araştırmaya iten temel sebebi teşhis edebilirsek, bu sorunun çözümü için daha iyi yöntemler bulabiliriz. Bunlar benim görüşlerimdir, yanlış veya eksik olabilir.

  4. Serdar bey, Detaylı açıklamanıza teşekkür etmeyi atlamışım. Sağolun. Sağduyulu bir fikir edinmiş oldum.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top