Anasayfa / Bilişim / Hastaya Yeni Rehber
Hastaya Yeni Rehber

Hastaya Yeni Rehber

Mayıs 2012’de Winally.com’da çıkan Diagnoscope ile ilgili röportajım:

W- Serdar Bey merhaba, www.diagnoscope.com adlı sağlık sitesini 2011 yılında hayata geçirmeye karar verdiniz. Bu site içeriği ve amacı nedir paylaşır mısınız?

S.Y.-  Diagnoscope, sağlık şikayetlerinden yola çıkarak belirti taraması yapan bir yazılımdır. Program, tarama boyunca kullanıcının işaretlediği belirtilerin bir sağlık sorununun belirtilerine benzeyip benzemediğini kontrol eder, bir benzerlik bulursa kişiyi ilgili doktora yönlendirir.

W-  Asıl amaç siteyi kullanan kişileri doğru uzmana yönlendirmek sanırım değil mi?

S.Y.-  Evet. Amaçlarımızı şöyle özetleyebilriz.

Kişilerin kendi sağlık durumlarıyla ilgili farkındalıklarını artırarak sağlık kontrolünden geçmeleri için önerilerde bulunmak, bu sayede olası bir sağlık sorununun erken fark edilmesine yardımcı olmak.

Kişilerin sağlık sorunlarının tıbbın hangi uzmanlık alanını ilgilendirebileceği konusunda yardımcı olmak, bu sayede ilk randevulardaki hatalı başvuru sayısını azaltmak.

Bunların yanında ayrıca tıp fakültelerinde öğrenci yetiştirmeye yönelik tıp eğitimi ve bilişimi ana bilim dallarında simulasyon aracı olarak kullanmak da hedeflerimizden biri.

W-  Diagnoscope’un bir yönlendirme yapabilmesi için ilk aşamada olası hastalığı tahmin etmesi gerekli. Doğru mu düşünüyorum?

S.Y.-  Evet doğru. Diagnoscope’da 200’ü aşkın hastalık tanımlı ve her geçen gün artıyor. Sık görülen hastalıkları ele almaya ve çocuktan yaşlıya her yaş grubunu kapsamaya çalıştık.

W-  Diagnoscope  fikri nasıl gelişti?

S.Y.-  Hikayemiz 80’li yılların ortalarına dayanıyor. Şimdi 35-40 yaş grubunda olanlar o yıllarda Commodore 64 adlı ev bilgisayarını çok iyi hatırlar. Ben ilkokulda ağabeyim de orta okuldayken Commodore üzerinde Diagnoscope benzeri bir yazılımı kodlamıştık. Yıllar sonra ben Bilgisayar Mühendisi ağabeyim ise Tıp Doktoru oldu. 90’ların ikinci yarısında askerlik görevimi yaparken hayatımın bundan sonraki döneminde vereceğim kararlara derinden etkisi olacak kronik hastalığımın ilk belirtilerini hissetmeye başlamıştım. Takip eden 6 yıl, yanlış teşhisler ve tedavilerle geçti. Nasıl olduysa bir dahiliye veya romatoloji uzmanı dışında birçok uzmana gitmiştim. Ta ki bir gün bir çocuk doktoru benim ankilozan spondilit olabileceğimi söyleyinceye kadar. Bir romatologla ilk buluşmamda bana sabah tutukluluğumun olup olmadığını sorduğunu çok iyi hatırlıyorum. Ardından gelen birkaç soruya daha verdiğim olumlu yanıtlar beni doğru teşhise daha da yaklaştırıyordu. Geçen onca sene bel fığıtı şüphesiyle dolaştığım doktorlar bir şekilde şikayetlerimin altında yatan gerçek sebebi bulamamışlardı. Bu yaşadıklarım doğru ve erken teşhisin ne denli önemli olduğunu kanıtlar nitelikteydi. Bunu sağlayabilmek için de sürece doğru uzmandan başlamak teşhisi hızlandırıp, kaynak kazancına yol açacağı ortadaydı. Bazen bazı soruların yanıtları çok kolay olabilir. Doğru yanıtları bulamayışımızın altında yatan sebep ise çok yakından bakıyor ve doğru soruları sormamamız olduğuna inanıyorum. Resmin tümünü görebilmenin detaylar kadar önemli olduğunu düşünüyorum. Bu bağlamda bugünün Türkiye’sindeki bu sağlık sorunsalına akıllı bir yazılımla çözüm arama iddiasıyla yola çıkmaya karar verdik.

W- Uzmanlığınızın bilgisayar mühendisliği olduğunu söylediniz. Bu projede hekimler ile birlikte mi yol aldınız?

S.Y.-  Çoğu pratisyen olmak üzere birçok doktorla çalıştık.

W- Tıp çok derin bir bilim alanı, farklı bir alandan bu alan içinde ilerlemek zor olmadı mı?

S.Y.- Bu projenin ilerleyen aşamalarında zor bir işe başladığımızın daha çok farkına vardık. Bilirsiniz mühendisler hayata 0 ve 1’lerle bakar. Yani siyah ve beyaz, evet ya da hayır gibi… Bir doktor ile bir mühendisin konuşması genelde şöyle geçer.

Mühendis: Doktor bey iyileşecek miyim?
Doktor: Bunun için elimizden geleni yaptık.
Mühendis: Elinizden gelen iyileşmem için yeterli olacak mı?
Doktor: Yeterli olması için elimizden geleni yaptık.

Sonuçta mühendis bu konuşmadan hiçbir zaman tatmin olarak ayrılamaz, doktor ise mühendisin tatmin olması için elinden geleni yaptığını düşünmektedir.

Böyle bir projenin üstesinden gelebilmek için yukarıdaki diyaloğun arkasındaki dinamikleri iyi kavramış olmak gerekir. Aksi durumda bir doktorla bir mühendisin ortak bir noktada buluşmaları olası görünmüyor. Bizim Diagnoscope’da kullandığımız yazılım bulanık mantık dediğimiz siyah ve beyazların arasındaki grilerin de var olabileceğini kabul eden bir mantığı içeriyor. Yani kesin sonuçlar peşinde değiliz. Doğruya yaklaşan en iyi kararın peşindeyiz.

W- Serdar Bey, her hasta aynı hastalıkla ilgili şikayetleri farklı şekilde tanımlayabilir. Tıpta doğru kararlar için doğru anamnez ve gözlem ve diagnostik  yapmak gerekir. Hastalık yoktur, hasta vardır realitesi de ortada iken, siz bir yazılımın sadece sorular sorarak bu durumun üstesinden geleceğini gerçekten inanabiliyor musunuz?

S.Y.-  Baş ağrısı olmayan migren, ateşi olmayan zatürre, burnu akmayan nezle hastaları olabilir. Ancak bunlar toplumun yüzde kaçını oluşturuyor? Bu projede amacımız en yüksek olasılığı bulmaya çalışmak oldu. Bunun için doktorlarımızın tecrübelerinin yanı sıra akademik yayınlar başta olmak üzere birçok bilimsel kaynaktan faydalandık. Aslında doktorun hastasıyla ilk karşılaştığı anda doktorun kafasından geçen karara giden yolun simulasyonunu yapmaya çalıştık diyebiliriz. En sonunda da tıpkı doktorun mühendise dediği gibi Diagnoscope da kendisine başvuranlar için “Doğru yönlendirme için elimden geleni yaptım” demektedir.

W-  Diagnoscope’u ne kadar zamanda geliştirdiniz ve bitti mi?

S.Y.-  Hiçbir zaman bitirmedik ve bitmeyecek. Siz öğrenmeyi bitirebilir misiniz? Diagnoscope da yaşayan bir organizma gibi. Her daim öğreniyor. Diagnoscope’un sistemi devingen bir yapıya sahip. Siteye giren her kullanıcı Diagnoscope’la kurduğu her iletişimde ona bir şeyler katıyor.

W- Bu nasıl olmakta, buradaki kilit faktör iletişim mi?

S.Y.-  Başın ağrıyor mu diye sorduğumuzda boynumuzun üzerinde duran yuvarlak uzvu kastediyoruz. Acaba hasta böyle mi anlıyor? Kimi zaman Diagnoscope kullanıcıları bizim varsayımlarımızın dışında bir algılamada bulunabiliyorlar. Bu durumda biz ayarlarımızı algılara göre tekrar yapıyoruz. Dolayısıyla Diagnoscope kullanıcıları için gökyüzü mavi değilse bizim için de artık o renk değil. Bir doktor için iyi bir iletişim başarılı bir muayenenin olmazsa olmazıdır. Amerika’dan dünyanın bir numaralı doktorunu getirin Türkçe bilmiyorsa bizim Mehmet Ağa’nın şikayetlerini anlayıp yorumlayamayacaktır. Bu bağlamda biz de belirti tanımlarımızı ve o belirtilerin sonuca olan etkisini her daim algıya göre güncelliyoruz. Biz buna Diagnoscope’un öğrenmesi diyoruz.

W- Bu tür teknolojik gelişmeler hekimlik anlayışını değiştirecek mi veya ne yönde geliştirecek?

S.Y.-  Bundan 500 yıl önce insanoğlu sanatla uğraşıyor muydu?

W- Evet ve ilk insandan bu yana varlığı sanat tarihi içinde.

S.Y.- 500 yıl önce bir ressamın veya heykeltıraşın sanat yaparken kullandığı malzemeler ile şimdikiler arasında fark var. Ancak bu farklılık 500 yıl önce yapılanın sanat, bugün yapılanın ise sanat olmadığını söyletebilir mi bize. Bence tıp da başlıca bir sanattır. Teknoloji rutin olanı ele alarak bize hız kazandırır sonuç yine sanatçının elindedir. Sadece teknolojiye güvenip sanatını hiçe sayan doktorları son model pahalı bir dijital fotoğraf makinesi edinip her çektiği fotoğrafı bir sanat eseri kendisini de bir fotoğraf sanatçısı zanneden kişilere benzetiyorum.

W- Serdar Bey bu farklı çalışmanızda ve yeni projelerinizde sizlere başarılar diliyoruz.

S.Y.-  Ben de teşekkür ederim, güzel sitenizde bize yer verdiğiniz için. Sağlıklı günler.

Hakkında Serdar Yağcı

Başlamanın en iyi yolu, konuşmayı kesip, yapmaya koyulmaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top